TURKISH-ENGLISH, ENGLISH-TURKISH DICTIONARY


ı
ş
ğ
ç
ö
ü


Enable auto_complete
 
English -> Turkish
father
i. baba, peder; ata, cet, soy, icat eden kimse, bani, pir; (b.h). Cenabı Hak, Allah; (kil)., (b.h). papaz; (çoğ). büyükler, ihtiyarlar. father confessor günah çıkaran papaz. fatherinlaw

i. kayınpeder. father of lies şeytan. Holy Father Papa. the Church Fathers Hıristiyanlığın ilk asırlarındaki dinî metinleri kaleme alan yazarlar. fatherhood

i. babalık sıfatı, babalık. fatherless

s. babasız, yetim. fatherliness

i. babacan tavırlar. fatherly

s.

z. baba gibi, babacan.

father
f. babası olmak; vücuda getirmek, icat etmek; oğul olarak kabul etmek; abaca davranmak. father on isnat etmek,atfetmek, yüklemek (bir kitabı, bir yazara).

father
i. baba, peder.

father
i. Peder (papazlara verilen unvan).

[Previous - Next]

English -> English
father
One who has begotten a child, whether son or daughter; a generator; a male parent.

father
To make one`s self the father of; to beget.

[Previous - Next]





Download our Turkish Dictionary software and use it on any Windows computer with internet connection.



Turkish Dictionary home | Download Turkish Dictionary | Contact us | Add to your site | Add to Explorer | Add to Word | Dictionaries

14 users online